|
TÜRKİYE GENÇLİK FEDERASYONU
İNSANA, HAYVANA VE ÇEVREYE ŞİDDETİN
HİÇ OLMADIĞI TÜRKİYE VE DÜNYA İÇİN PROJE
“İNSAN HAKLARINA UYGUN, DEMOKRATİK ORTAMLARDA, ÖRGÜTLÜ, FARKLILIKLARLA BİRLİKTE, YÜZYÜZE, TEMİZ VE YEŞİL BİR ÇEVREDE
YAŞAMAK VE YAŞATMAK İÇİN: ŞİDDETSİZ…”
(2012)
Türkiye Gençlik Federasyonu’nca, bazı kamu kuruluşları ve gönüllü örgütlerle birlikte hazırladığı Şiddetsiz Projesi, 2011 yılında 22 ilde, valiliklerin, Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlüklerinin önderliğinde ve üniversitelerin desteğinde uygulandı. Projeye, Gençlik ve Spor Bakanlığı kurulmadan önce Gençlik ve Spordan sorumlu Devlet Bakanlığı görevini yürüten Trabzon milletvekili Faruk Nafiz Özak destek sağladı. Önceki Bakan Faruk Nafiz Özak ve katkıda bulunanlara Ankaradaki etkinlikte törenle ödül sunulacak.
2011 yılında uygulanan iller şunlar.
Malatya, Samsun, Konya, Mersin, Adana, Kocaeli, Bursa, Eskişehir, Muş, Van, Giresun, Erzurum, Ağrı, Kayseri, Sivas, Zonguldak, Gaziantep, Hatay, Denizli, Antalya, Trabzon ve Rize.,
Şiddetsiz Projesinin 2012 yılında uygulanacağı 19 il ve tarihleri şöyle.
21 Mart Çarşamba SAKARYA, 28 Mart Çarşamba DİYARBAKIR, 29 Mart Perşembe ELAZIĞ, 04 Nisan Çarşamba EDİRNE, 05 Nisan Perşembe KIRKLARELİ, 10 Nisan Çarşamba BALIKESİR, 2 Mayıs Çarşamba MUĞLA, 4 Mayıs Cuma İZMİR, 9 Mayıs Çarşamba UŞAK, 1O Mayıs Perşembe AFYON, 23 Mayıs Çarşamba İSTANBUL, 30 Mayıs Çarşamba ANKARA, 4 Haziran KÜTAHYA.
Bolu, Aydın ve Tokat'taki etkinliklerin tarihleri henüz belirlenmedi. Ankara'daki etkinliğin ise ileri bir tarihe alınması düşünülüyor.
PROJENİN AMACI
Projenin amacı; Çocukların ve gençlerin yürüteceği bir süreçte, temiz, yeşil ve şiddetsiz bir Türkiye için; tüm kamu yönetimlerinin, hükümetdışı kuruluşların ve halkın bilgi, ilgi ve duyarlılığını artırmak, bu kesimler arasında iletişim ve işbirliğini geliştirmek, insan haklarının korunmasına, demokrasinin geliştirilmesine, yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası etkinliklerin daha çok üretilmesine katkı koymak, insana, hayvana ve çevreye yönelik şiddete şiddetsiz yöntemlerle karşı çıkmak, şiddetsiz yaşamak ve yaşatmak için gösterilen çabalara yeni anlayışlar ve örgütlü güçler katarak, süreci yönetecek ve toplumu olumlu etkileyecek olanları yetiştirmektir.
PROJENİN HEDEFLERİ
Projenin hedefleri şöyle belirlenmiştir.
1-Yerel ve ulusal tüm gönüllü kuruluşların ana tüzüklerine, çalışma konuları ile ilgili olarak, “İnsana, hayvana ve çevreye karşı şiddetin engellenmesine, insan haklarının korunmasına ve demokrasinin geliştirilmesine yönelik her türlü proje yapılabilir ve etkinlik düzenlenebilir” anlamında bir ilkenin konması için sürecin başlatılması,
2-Projenin uygulanacağı her ilde, en az 10-20 gönüllü kuruluşta bu uygulamanın gerçekleştirilmesi,
3-Her etkinlikte, 15-25 yaş kesiminden toplam 40 ve daha ileri yaş kesiminden de 20 olmak üzere, toplam en az 60 kişinin, insana, hayvana ve çevreye yönelik şiddetle ilgili olarak eğitilmesi, bilgilerinin artırılması,
4-Katılımcıların, elde edecekleri bilgi ve deneyimlerle, toplumu olumlu etkilemeleri ve projeler üretmeleri için yönlendirilmeleri, eğitici eğitimine yönelik bir projenin hazırlanması,
5-Şiddetin tanımı ile ilgili görüşler alınması, günümüzdeki tanımlardan farklı görüşler ortaya çıktığı takdirde, bu görüşlerin Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve Dünya Sağlık Örgütüne sunularak, tanımın güncelleştirilmesinin önerilmesi,
6-Şiddetin türleri, nedenleri ve önlenmesi yöntemlerinin ele alınarak yeni görüş ve önerilerin üretilmesi,
7-Türkiye’de, insana, hayvana ve çevreye yönelik şiddet türlerinin önlenmesi için, yasalarda, örgün ve yaygın eğitim programlarında yer alan hükümler, eksiklikler, uygulamadaki sorunlar ve çözüm yöntemleri,
8-Yerel ve ulusal düzeyde, insan haklarının ve demokrasinin benimsenmiş olduğu ortamların yaygınlaştırılmasına, birlikte, yüzyüze ve gözgöze konuşarak şiddetsiz yaşamak kültürünün geliştirilmesine, çevrenin korunmasına ve temiz tutulmasına katkı koymak amacıyla katılımcıların tüzel kişilikli ve yasalara uygun örgütlenmelerinin önerilmesi,
9-Sokakta veya doğada yaşayan kedi, köpek ve diğer hayvan türlerine yönelik kıyımların durdurulmasına katkı konulması,
10-Medyaya, insana, hayvana ve çevreye yönelik şiddet alanındaki ilgi ve desteklerinin artırılmasının düzenli olarak önerilmesi,,
11-İnsana, hayvana ve çevreye yapılacak şiddete karşı, ortak ve şiddetsiz tepki yöntemlerinin belirlenmesi,
12-Şiddete uğrayarak yaşamlarını yitirenlerin isimlerinin ve anılarının yaşatılması,
13-Yerel örgütlerin aynı amaç ve hedefi gözeterek birlikte hazırlamaları ve uygulamaları için en az bir adet proje başlığı, amacı, hedefleri ve olası ortaklarının belirlenmesi,
14-Yerel ve ulusal düzeyde, “Şiddetsiz” adı ile iletişim ağları kurulması,
15-Web sitelerinde, “ŞİDDETSİZ” adı ile bölüm açılması,
16-Hedeflerle ilgili olarak, kamu kurum ve kuruluşları ile gönüllü kuruluşlar arasındaki işbirliği ilkelerinin ve sürdürülebilme koşullarının belirlenmesi,
17-Ayırımcılık, sömürü, istismar ve şiddet karşısında korunma ve korunma yöntemlerini öğrenen ve uygulamaya koyabilen çocukların ve gençlerin sayısının artırılması,
18-Yerel ve ulusal düzeyde, ilgili kamu kuruluşları ve yerel yönetimlerin, sabit ve GSM telefonları ile ücretsiz aranılabilecek “Alo Kirlilik” veya “Alo Çevre” ve “Alo Şiddet” hatları kurmaları için çaba gösterilmesi ve kamuoyu oluşturulması,
19-Her yıl, ilkbahar ve Sonbaharın başlangıcında “Şiddetsiz Günler” veya “Şiddetsiz Bir Gün” etkinliklerinin düzenlenmesi ve bu etkinliklerin geleneksel hale getirilmesi.
EĞİTİM SEMİNERLERİ
Seminerlerde işlenecek konular şunlar.
1-İnsana Yönelik Şiddet
1-Şiddetin Tanımı, Çeşitleri, Alanları (okul, işyeri, aile, spor, engelliler, sokak, trafik, doğa, çevre, medya, internet, telefon…) Çocuk, Genç, Kadın, Yaşlı ve Engellilere Yönelik Ayırımcılık, Sömürü ve İstismar Çeşitleri, Etkileri, Nedenleri, Önlenmesi Yöntemleri,
2-İnsan Hakları, Demokrasi, Örgütlenme ve Örgüt Türleri,
3-Öfke Yönetimi, İletişim, Yüzyüze ve Gözgöze İletişim, İlişkilerde Çatışma ve Çatışma ile Başetme, Şiddete Karşı Şiddetsiz Tepki Yöntemleri.
4-Kendini Geliştirme, Şiddetten Korunma ve Koruma, Şiddetten Korumada Aile, Çevre ve Toplumun Sorumlulukları, Hukuk, Yargı ve Güvenlik, Şiddetle İlgili Başvurulabilecek Kurumlar ve Başvuru Yöntemleri,
5-Eğitim, Örgütlenme, Ekonomik ve Sosyal Güvencenin Şiddetten Korunmadaki Yeri, Mesleğe Yönelme ve Yöneltme,
6-Sigara, Alkol ve Diğer Zararlı Madde Bağımlılığı ve Şiddet, Şiddette Kahraman Gibi Gösterilen Ögelerin İtibarlarının Düşürülmesi,
7-Doğadan Kopuş, Kentleşme, Çevre Sorunları ve Şiddet.
2-Hayvana Yönelik Şiddet
*Hayvan Hakları ve Uluslararası Bildirgeler,
*Hayvanat Bahçeleri, Hayvan Barınakları, Sokakta ve Doğada Yaşayan Hayvanlara Yönelik Kıyımların Nedenleri ve Önlenmesi Yöntemleri.
3-Doğaya-Çevreye Yönelik Şiddet
*Çevre Koruma ve Yeşillendirme Bilinci, Ağaçlandırma ve Ağaç Kesmede Çağdaş Yaklaşımlar,
*Çevre (hava, su ve toprak…) Kirliliği ve Orman Yangınlarının Sonuçları, Turizmin ve Tarımın Çevre Kirliliğine Etkileri,
*İklim Değişikliğinde İnsanın Etkisi, Plansız Kentleşme ve Çevre, Temiz Tükenmez Enerji Üretilmesi, Atık Yönetimi, Geri Kazanım ve Geri Dönüşüm,
*Çevre Kirliliğinin Önlenmesinde Kamu Kuruluşlarına, Yerel Yönetimlere, Kısa Adı STK Olarak Bilinen Meslek ve Gönüllü Kuruluşlara, Medyaya ve Yurttaşlara Düşen Görevler.
4-Proje ve Kaynak
*Projeciliğin Önemi, Projenin Temel Bölümleri, Yerel, Ulusal, Uluslararası Kaynaklar ve Kaynaklara Erişim,
*Proje Üretme ve Yönetmede İşbirliği ve Ortaklıkların Önemi.
FORUMLAR
Forumlar seminerlerin bitiminden hemen sonra, ancak süre ve katılımcı kalırsa başlatılacak ve en geç saat 17.30 da tamamlanacaktır.
Forumlarda aşağıdaki konular yer alabilecektir.
1-Şiddet Örneklerinin Paylaşımı
Bilim insanları, uzmanlar ve katılımcılar, isterlerse, yaşadıkları, tanık oldukları, medyadan, yayınlardan, çeşitli belgelerden veya güvendikleri kişilerden öğrendikleri şiddet çeşitlerini, görsel, yazılı veya sözlü olarak katılımcılarla paylaşabilecekler, yorumlayabilecekler, görüş ve önerilerini belirtebileceklerdir.
2-Şiddetin Güncel Tanımı
Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği ve Dünya Sağlık Örgütüne sunulmak amacı ile şiddetin güncel tanımı ile ilgili görüşler alınacaktır.
3-İsim ve Anıların Yaşatılması
Şiddete uğrayarak yaşamlarını yitirenlerin isimlerinin, uygun bulunacak ortak alanlara verilmesi ve anılarının yaşatılması konusu da forumlarda tartışılacaktır. Forumlarda, bu konudaki yaklaşımlar olumlu olduğu takdirde yetkili kamu ve yerel yönetimlere öneriler yapılacak, gerektiği takdirde yasal düzenleme için girişimler başlatılacaktır.
Rıza Sümer-Türkiye Gençlik Federasyonu Genel Başkanı
GSM: 0532-6114783 riza.sumer@gmail.com
(İnsana, Hayvana ve Çevreye Şiddet Olmadan Yaşamak ve Yaşatmak İçin…)
Şiddet
Türkiye Evimiz, üstünde yaşayanlar ailemiz, farklılıklar doğal zenginliğimizdir.
Türkiye ve dünyanın büyük sorunları örgütlenme, yüzyüze ve gözgöze iletişim kurma, işbirliği ve güç birliği yapmak konusundaki eksikliklerdir. Tüm sorunlar, bu eksikliklerden dolayı ortadan kaldırılamamakta ve şiddet önlenememektedir.
Ülkemizde, okul, işyeri, aile, spor, engelliler, sokak, trafik, dillerini bilemediğimiz ortamlar, doğa, çevre, medya, kürsü, mikrofon, salonlar, meydanlar, bilgisayar, internet, GSM… hemen hemen her yerde şiddet türlerini görmekteyiz.
Şiddeti polis, asker veya yargı ile sonlandırmak, ondan korunmak veya korumak için sadece devlet kurumlarının yeterli olabileceğini düşünmek çok yanlıştır. Şiddeti engellemek ve şiddetten korunmak için: şiddet görme olasılığı bulunanların aileleri ve yakın çevreleri ile
yerel yönetimler, kamu yönetimleri, medya ve halkın yapmaları gerekenler bulunmaktadır.
Şiddete Karşı; Şiddetsiz Tepki yöntemlerini bulmalı, öfkemizi yönetebilmeli, intikam duygusu taşımamalıyız.
Sigara, alkol ve diğer zararlı maddelerin kullanımı, hem şiddettir ve hem de şiddetin nedenleri arasındadır.
Sigara, alkol, kabadayılık, çetecilik gibi konuların itibarları ortadan kaldırılmalıdır. Bu konulara devletin eğitim politikasında ağırlık verilmeli, kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, meslek örgütleri ve gönüllü kuruluşlar projeler üretmelidir.
Hayvana Şiddet
Sokakta ve Doğada Yaşayan Hayvanlara Kıymayalım. Onlar da bu dünyanın ortaklarıdır. Hayvanat bahçeleri ve hayvan barınakları bana göre tam bir şiddettir. Hayvanların doğdukları ana yurtlarından ve doğal ortamlarından şiddet kullanarak almak, para ile satmak, başka ülkelerde duvarların ve demir parmaklıkların içindeki kafeslere kapatmak, insanın vahşetidir. Kedilerin bile korktuğu insan olmaktan utanmalıyız.
Sigara İçmek Özgürlük Değil
Sigara alan, sigara tutan ve sigara yakan dost değildir. Ağzında veya elinde sigara olanları, yerlere izmarit, kuruyemiş kabuğu ve çöp atanları o anda çok çirkin ve suçlu olarak görüyorum. Çevremizde ve sokakta sigara içenler, benim için birer madde bağımlısıdır. Tiryakilik bir savunma kelimesi ve tesellidir. Açık havada dahi olsa sigara içenler ve çevrelerini zehirleyenlerin davranışları insan hak ve özgürlükleri ile ilgili değildir. Sigara içmek bir özgürlük değildir. Tam tersi insanların sağlıklarını bozan hak çiğnemeleridir. Bu konuda çevremiz kötü örneklerle doludur.
Kötü Örnekler
Öğretmenler, doktorlar, esnaflar, anne ve babalar, avukatlar, hukukçular, memurlar, işçiler, askerler, polisler, gazeteciler, yazarlar, öğretim üyeleri, otobüs sürücüleri, taksiciler, özel araç sürücüleri, kamyon sürücüleri, köylüler, kentliler, kadınlar, erkekler, emekliler, işsizler, zenginler, yoksullar…Hepsi de kötü örnekler. Üstelik bu kesimlerin dernekleri, vakıfları, sendikaları, federasyonları, konfederasyonları, kamu kuruluşları ve yerel yönetimleri görevlerini yapmıyorlar, yasalardaki uyarma, eğitim ve ceza işlevlerini yerine getirmiyorlar.
Çevrenin Namusu
Bana göre halkımız, ülkesini, memleketini, kentlerini, köylerini, yollarını, caddelerini, sokaklarını, ırmaklarını, nehirlerini, tatlı sularını, denizlerini, göllerini, göletlerini, kanallarını, logarlarını, yollarını, dağlarını, ormanlarını, meralarını, tarım alanlarını, her yeri çöplük ve küllük olarak kullanmaktadır. Ülkemizde çok yaygın bir çevre kirletme hastalığı var.
Neslihan Yıkılmaz Sümer, şöyle diyor: “Biz namusumuza önem veririz ve koruruz. Başkalarının da namusuna saygı duymalı ve korumalıyız. Çevrenin, doğanın da namusu var. Çevrenin, doğanın namusunu kirletmeyelim. Bu namus bizim de namusumuzdur. Üstüne izmarit ve çöp atmayalım”.
İnsan Beşgeni
Şeytan üçgeni derler. Böyle bir üçgen yoktur. Şeytan-İnsan beşgeni vardır. Nefret, hiddet, şiddet, vahşet ve dehşet. Hepimiz bu beşgeni yok etmek için çaba göstermeliyiz. Buna karşılık güzel insan beşgeni için birlikte ve şiddetsiz çaba göstermeliyiz. Güzel insan beşgeni şunlar.
1-Farklılıklar doğal zenginlik ve güç, 2-Saygı, sevgi ve hoşgörü, 3-Örgütlü, yüzyüze, gözgöze ve şiddetsiz iletişim, 4-İşbirliği, uzlaşma ve paylaşma, 5-Sürdürülebilir dayanışma, birlikte yaşamak ve yaşatmak.
İntikam duygusundan ve şeytan beşgeninden uzak duralım. Şiddetten korunmayı ve korumayı öğrenelim. Spor, sanat, sosyal ve kültürel etkinliklere katılalım, katalım.
Dağlarında, Denizlerinde, Okyanuslarında, Silahların ve Silahlı İnsanların Değil, Dağcıların, Sporcuların, Turistlerin, Araştırmacıların Olduğu Bir Dünya isteyelim ve bunun için örgütlü olarak çalışalım.
Silahlar Değil Diller Konuşmalı
Kan dökerek ve şiddet yöntemlerini kullanarak demokrasi, özgürlük, adalet, barış, dostluk, hoşgörü ve sevgi elde edilemez. Yeni kanlar, yeni şiddetler, yeni ve büyük acılar üretilir. geleceğe öfke ve kan davası taşınır. Bedelini hiçbir suçu, hiçbir katkısı, bilgisi ve haberi bile olmayan gelecek kuşaklar öder. Bu büyük bir haksızlık ve kabul edilemez bir mirastır. İnsanlar, diller konuşmalı, yumruklar, tekmeler, sopalar, taşlar, sopalar ve silahlar değil.
Kuruluşlara Düşen Görevler
Hayvana, çevreye ve insana yönelik şiddetin önlenmesinde kamu kurum ve kuruluşlarına, yerel yönetimlere, STK olarak bilinen meslek ve gönüllü kuruluşlara, medyaya ve yurttaşlara düşen görevler var. Bu alanları etkilemeli, projeler ve etkinlikler üretmelisiniz. Birlikte, örgütlü, yasal ve şiddetten uzak olarak çalışılmalıdır..
Bugün ve Dün Gençlik
Gençlikle ilgili olarak sokaktaki görüntüler çok düşündürücü ve umut kırıcı. Bir elinde sigara, bir elinde cep telefonu. Anayasa, şiddet, çevre sorunları, siyasete kayılma veya siyaseti etkileme, ulusal veya uluslar arası gelişmelere ve olumsuzluklara karşı öneri veya şiddetsiz tepki üretmek, kamuoyu oluşturmak gibi yaşamsal konularda gençlik yok. Gençliği yönlendirecek aileler, eğitimciler, siyasetçiler, kamu çalışanları, yerel yöneticiler ve medya nerede? Gençlik ne kadar örgütlü, farklıklara saygıda, doğal zenginlik saymada ne yapabiliyor, süreçlere ne kadar çağırılıyor, katılabiliyor? Sokakta, okulda veya alanlarda bir sorun, izinsiz ve yetkili makamlara bilgi vermeksizin olsa da silahsız ve şiddetsiz bir hareket olunca gençliğe nasıl yaklaşılıyor? Neden onlarla yüzyüze ve sabırla konuşulmuyor?
Geçmişte gençler, polis, asker, savcı, yargıç ve gardiyanla karşı karşıya getirildi. Örgütlenmelerinin yolu kapatıldı. Düşünce ve görüşlerine önem verilmedi, hatta suçlandı. Karşılarına silahlı, bombalı ve sopalı gençler çıkarıldı. Keşke o gençler yan yana gelebilselerdi, yüzyüze ve gözgöze konuşabilselerdi. O zaman Türkiye, çok sayıda genç bedenini toprağa veya demir parmaklıkların ardına bırakmazdı. Oysa siyasetçi ve bürokrat gençlerle konuşmalı, onları dinlemelidir.
Gençlik örgütlü ve iletişim olamadığı için karar ve yürütme süreçlerine yeterince katılamadı.Gençlerin kimi zaman yeterince yer almadığı ve çoğunlukla da temsil edilmediği gençlik ve eğitim kurultayları, kalkınma planları, yıllık ve hükümet programları genelde kitaplarda, dosyalarda kaldı.
Gençler, öneri ve tepkilerini, örgütlü olarak, tüzel kişilikli kuruluşu temsil ederek, toplantı ve gösterilerle ilgili yasalara uygun davranarak, güvenlik kurumlarını bilgilendirerek vermelidir. Bu onların güvenlikleri ve halkla ilişkileri açısından da önemlidir, zorunludur. Önerilerinin gerçekleşmesi için örgütlü ve şiddetsiz çaba göstermelidir. Düşünce, inanç ve görüşlerini kendilerinde saklamamalı, özgürce, yüreklice ifade etmeli, süreçlere katılmalı ve çevrelerini de katmalıdır.
Ülkemizde, yakınlarımızda ve dünyanın değişik yerlerinde, ulusal veya uluslar arası örgütlerin, çetelerin ürettiği utanç verici, şiddet türleri var. Avrupa ve diğer kıtalarda ulusal ve uluslar arası demokratik gençlik örgütleri bulunuyor.
Utanç verici şiddet uygulamalarında gençler kullanıldığı halde, örgütlü dünya gençliğinin şiddetsiz ve barışçı birlikteliği, şiddetsiz tepkisi ve çözüm çabaları nerede?
Gençler bir konuyu konuşurken, tartışırken kendilerini bir kelime ve tanıma hapsetmemelidir. Gençler kayıtsız koşulsuz yan yana gelmeli, parçadan bütüne ulaşmaya çalışmalı, aynı görüşlerde birlikte hareket etmeli, uzlaşamadıkları farklılıklara saygı göstermeli, sabırlı ve hoşgörülü davranmalıdır.
Temiz, Yeşil, Şiddetsiz ve Örgütlü
Bu çabalar, temiz, yeşil ve şiddetsiz bir Türkiye ve dünya için gösterilmektedir. Çünkü, Türkiye ve dünya evimizdir.
Haydi gençler ve kendilerini genç olarak gören her yaştaki gençler. Bu metinde okuduklarınız sizleri bir derneğe üye olmaya veya dernek kurmaya veya kurulmuş olanlara üye olmaya ailenizi, derslerinizi ve işlerinizi ihmal etmeden gönüllü olarak çalışmaya özendirmek ve yönlendirmek içindir. Örgütlenmek, ilgi duyulan bir alanda, yasal ve tüzel kişilikli güç birliği yapmaktır. Siyasi partiler, üniversiteler, Bakanlıklar, kooperatifler, dernekler, federasyonlar, konfederasyonlar, vakıflar, spor kulüpleri, sendikalar, odalar, barolar, birlikler gibi.
Sürecin bir parçası olmak elinizde ve yüreğinizdedir. Yaşadığınız ülkeye ve dünyaya hepimizin gönüllü çalışmalarla ilgili borcu vardır.
TÜRKİYE GENÇLİK FEDERASYONU
(Aynı amacı taşıyan gençlik derneklerinin gönüllü üst kuruluşu)
Kuruluş: 12 Nisan 2004 Valilik Sicil Numarası: 06.070.005
Web: www.turkyegencfed.org.tr e-posta: bilgi@turkiyegencfed.org.tr
Tel-faks: 0312-3123820 Tel: 0312-2310195 Faks: 0312-2310196
Adres:19 Mayıs Gençlik ve Spor Sitesi İçi, Ankara Gençlik Merkezi, Ulus-ANKARA
|